Çalışma İzni Muafiyet Başvurusu ve Başvuruların Değerlendirilmesi -

Çalışma İzni Muafiyet Başvurusu ve Başvuruların Değerlendirilmesi

302

Çalışma İzni Muafiyeti Başvuru Usul Ve Esasları, Çalışma İzni Muafiyetinin Sağladığı Haklar, Geçerliliği Ve İptali

A. Çalışma İzni Muafiyet Başvurusu ve Başvuruların Değerlendirilmesi

UİK m.13 uyarınca çalışma izni muafiyeti başvuruları kural olarak yurt içinde ÇSGB’ye, yurt dışında ise yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilikleri ya da başkonsolosluklarına yapılır.

Bununla birlikte yurt dışından yapılan başvurular büyükelçilikler veya başkonsolosluklarınca değerlendirilmemekte, karar alınmak üzere Bakanlığa iletilmektedir.

Afganistan Post-728-90

Çalışma izni muafiyeti başvuruları yetkili aracı kurum tarafından da yapılabilir. Bu hâlde de başvurular yetkili aracı kurum tarafından Bakanlığa iletilecektir. Yine diplomatik ve konsüler temsilciliklerin; bağlı birimi olarak faaliyet gösteren okullarda, kültür kurumlarında ve din kurumlarında görevli yabancılar ile diplomatik misyon çalışanlarının özel hizmetlerinde çalışacak yabancılara ilişkin çalışma izni muafiyet başvuruları da Dışişleri Bakanlığı üzerinden Bakanlığa iletilecektir.

Netice itibariyle farklı kanallardan yapılsa da, çalışma izni muafiyet başvuruları nihai aşamada değerlendirilmek üzere ÇSGB’ye gönderilecektir. ÇSGB çalışma izni muafiyet başvurularını UİK m.13’ün göndermede bulunduğu “çalışma izni başvurusu ve değerlendirilmesi” başlıklı 7’nci maddenin dört, beş ve yedinci fıkraları uyarınca; asıl olarak uluslararası işgücü politikasına göre; gerek görülen hâllerde ise ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşleri dikkate alarak değerlendirecektir.

Reklam-Sigorta-Vatandaşlık-750-130

Uluslararası koruma başvuru sahibi, şartlı mülteci ve geçici koruma sağlanan yabancılar bakımından ise İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması mecburidir (UİK m.17). Keza diplomatik misyonlarla ilintili başvurularda da İçişleri Bakanlığının olumlu görüşü aranmaktadır (UİK m.4/4). Öte yandan, tüm çalışma izni muafiyeti başvuruları açısından; başvuruda eksik bilgi veya belgelerin olması hâlinde, bu eksiklikler tamamlanıncaya kadar başvurunun değerlendirilmesi ertelenecek ve mücbir sebep hâli dışında başvurana otuz güne kadar süre tanınarak bilgi veya belge eksikliklerinin tamamlanması istenecektir. Erteleme süresi sonunda eksiklikleri tamamlanmayan başvurular ise reddedilecektir.

Çalışma izninin aksine çalışma izni muafiyeti başvurularının ne kadar zamanda değerlendirilerek karara bağlanacağı konusunda Kanunda bir açıklık bulunmamaktadır.

Nitekim UİK m.13, 7’nci maddenin belli fıkralarına göndermede bulunmuş iken değerlendirmelerin otuz gün içerisinde yapılmasını öngören 8’inci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu halde başvurunun yapıldığı amaç göz önüne alınarak Bakanlığın başvuruyu makul sürede sonuçlandırması gerekecektir. Her hâlükârda başvurunun 60 gün içerisinde sonuçlandırılmaması hâlinde ilgili, genel hüküm olan İdari Yargılama Usulü Kanunu m.10’dan hareketle başvurusunun reddedilmiş olduğunu var sayarak idari dava açabilecektir.

Bakanlığın başvuruları hangi gerekçeler ile reddedebileceği konusunda ise UİK’te fazlaca bir açıklık bulunmamaktadır.

Nitekim çalışma izni başvurularının reddi sebepleri konusunda ayrıntılı bir düzenlemede bulunan UİK m.9’un aksine, m.13 bu konuda yalnızca “başvurusu olumlu değerlendirilen yabancılara Bakanlıkça çalışma izni muafiyeti düzenlenir” ifadesini içermektedir. Bu durum bir ölçüde çalışma izni muafiyetinin mahiyeti ile açıklanabilir olsa da; kanaatimizce çalışma izni muafiyet başvurularının reddi sebeplerinin düzenlenmemiş olması bir eksikliktir. Uygulayıcı ve başvuru sahiplerine yön göstermek bakımından, başvurunun reddi sebeplerinin düzenlenmesinin uygun olacağını değerlendirmekteyiz. Bu bağlamda çalışma izni muafiyet başvuru ve şartlarının yanı sıra, uygun düştüğü ölçüde UİK m.9’da çalışma izni bakımından öngörülen bazı ret sebepleri dikkate alınabilir. Örneğin sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerle yapılan; YUKK uyarınca ülkeye giriş yasağı konulan, vize verilmeyen veya hakkında sınır dışı etme kararı verilen veyahut kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca görülen yabancılara ilişkin olan; Türkiye Cumhuriyeti’nin tanımadığı veya diplomatik ilişkisinin bulunmadığı ülke vatandaşları için yapılan başvuruların reddedileceği söylenebilir. UİK’te yer almayan bu hususların en azından çıkarılacak uygulama yönetmeliği ile ele alınması yerinde olacaktır.

B. Çalışma İzni Muafiyetinin Sağladığı İmkânlar

Çalışma izni muafiyeti bir tür çalışma izni değildir ve tanımış olduğu hak ve olanaklar çalışma iznine kıyasla sınırlıdır. Yine de çalışma izni muafiyet belgesi Türkiye’ye giriş, ikamet ve çalışma konusunda sahibine önemli imkânlar sunmaktadır. Bu bağlamda her şeyden evvel çalışma izni muafiyet belgesine sahip yabancılar ülkeye giriş açısından vize muafiyeti kapsamının içerisindedir. Ne var ki; konunun YUKK’da ele alınış şekli kafa karışıklığına ve tereddüde meydan verebilecek niteliktedir. Nitekim vize muafiyetini düzenleyen YUKK m.12 Türkiye’ye giriş yapacağı tarih itibarıyla geçerli çalışma izni bulunanların vize muafiyetinden yararlanacağını hükme bağlamış olmakla birlikte, çalışma izni muafiyet belgesi sahibi yabancılar bakımından herhangi bir belirlemede bulunmamıştır. Oysa YUKK’nın ikamet iznini düzenleyen 27’nci maddesi çalışma izni belgesi yanında çalışma izni muafiyet belgesinin de ikamet izni tanıdığını açık bir şekilde düzenlemiştir. Aynı Kanunda yabancılara tanınan hakların biri (ikamet izni) açısından çalışma izni yanında çalışma izni muafiyetine vurgu yapılması, diğeri (vize muafiyeti) bakımından ise yalnızca çalışma izninden bahsedilmesi, kanun koyucunun çalışma izni muafiyetinden yararlananlara vize muafiyeti tanımadığı yorumunu doğurabilecek niteliktedir. Hâlbuki YUKK m.27, UİK m.3/1(ç) ve m.12 ile Türkiye’de ikamet ve çalışma hakkı tanınan çalışma izni muafiyeti sahibi yabancılara ülkeye giriş için yeniden vize alma yükümlülüğünün getirilmesi işin doğasına aykırı bir durum yaratacaktır. Aksine bir yorum, yani çalışma izninden muaf tutularak ülkemizde ikamet ve çalışmasına izin verilen yabancıların, ayrıca vize almakla yükümlü tutulmaları çifte kontrol anlamına gelebileceği gibi, UİK ve YUKK arasında sağlanmaya çalışılan uyuma da zarar verecektir. Esasen bahsedilen kafa karışıklığı ve tereddüt YUKK’nın yürürlüğe konulmasından iki yıl sonra yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile bir ölçüde giderilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin m.13/1(b) hükmü çalışma iznine sahip yabancılar gibi, çalışma izninden muaf tutulanların da vize muafiyeti kapsamında olduklarını belirtmiştir. Düzenleme yerinde olmakla birlikte Kanun’da bahşedilmeyen bir hakkın Yönetmelikte ele alınmasının uygun olmadığı kanaatindeyiz. Zira bu düzenleme vize muafiyetinden yararlanacakların açıklanmasından ziyade, muafiyet kapsamının genişletilmesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Kanun içerisinde tutarlılığın ve düzenlemenin yerindeliğinin sağlanması için konunun Kanunda ele alınması gerektiği düşüncesindeyiz Çalışma izni muafiyet belgesi yabancıya vizeden muaf olarak Türkiye’ye giriş imkânına ilave olarak ülkemizde ikamet ve çalışma hakkı da vermektedir. Başka bir anlatımla, çalışma izni muafiyeti için öngörülen süre içinde bu kişilerin ikamet iznine başvurmalarına veyahut çalışmak için başkaca bir işlem yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Ne var ki; UİK m. 13/6 gereğince çalışma izni muafiyetiyle Türkiye’de geçirilen süreler kanuni çalışma izni veya ikamet izni sürelerinin hesabında dikkate alınmayacaktır. Yabancı çalışma izni muafiyetiyle Türkiye’de ne kadar süre geçirmiş olursa olsun, bu sebebe dayalı olarak süresiz çalışma veya uzun dönem ikamet izni için başvuramayacak veyahut Türk vatandaşlığına geçme talebinde bulunamayacaktır. Bu sonuç esas itibariyle çalışma izni muafiyetinin mahiyeti ile uyumludur. Zira çalışma izni muafiyetinin esas amacı özel durumu haiz bazı yabancıların normal çalışma hayatına katılmaksızın, bu özel durum çerçevesinde ülkede bulunması ve çalışmasına olanak sağlamaktan ibarettir. Bu olanağın çalışma izni gibi değerlendirilip, yabancının çalışma iznine bağlanan sonuçlardan yararlandırılması çalışma izni muafiyetinin mahiyetine ters düşecektir.

C. Çalışma İzni Muafiyetinin Geçerliliği ve İptali

Çalışma izni ve çalışma izni muafiyetinin geçerliliği ve iptali UİK m.15’te tek bir maddede ele alınmıştır. UİK m.15’in ilk fıkrası çalışma izni ve çalışma izni muafiyetinin Bakanlıkça iptal edilmediği müddetçe ve düzenlendiği süre için geçerliliğini muhafaza edeceğini öngörmektedir91. UİK m.15 ikinci fıkrasında ise çalışma izni ve çalışma izni muafiyetinin iptal sebepleri birlikte ele alınmıştır.

Anılan hüküm aşağıdaki gibidir:

“(2) Yabancının veya işverenin talebi dışında çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti, yabancının;
a) Çalışma izni veya çalışma izni muafiyetinin geçerlilik tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’ye gelmemesi, b) İçişleri Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığının uygun görüşünün bulunması hâli hariç, pasaportunun veya pasaport yerine geçenbelgesinin geçerlilik süresinin uzatılmaması,
c) Bu Kanunda belirtilen hükümlere aykırı olarak çalıştığının tespiti,
ç) Çalışmasının herhangi bir nedenle sona ermesi,
d) Çalışma izni başvurusunun sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerle
yapıldığının sonradan tespiti,
e) 11 inci madde kapsamında olması ve geçiş süresi içinde talep edilen bilgi ve belgeleri sunmaması ya da bunların niteliklerini kaybettiğinin anlaşılması,
f) 6458 sayılı Kanunun 7 nci, 15 inci ve 54 üncü maddeleri kapsamında olduğunun İçişleri Bakanlığınca bildirilmesi,
g) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca olduğunun ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi,
ğ) Sağlık sebepleri veya zorunlu kamu hizmeti gibi mücbir sebepler dışında süreli çalışma izinlerinde aralıksız olarak altı aydan, bağımsız ve süresiz çalışma izinlerinde ise aralıksız olarak bir yıldan uzun süre Türkiye dışında kalması,
h) Turkuaz Kart sahibi olması hâlinde yurt dışında kalış süresinin Bakanlıkça belirlenen süreyi aşması, durumlarında iptal edilir.”

Görüldüğü üzere, UİK m.15 genel olarak çalışma izni yanında çalışma izni muafiyetinin; geçerlilik süresinin bitmesi ve kanunda öngörülen hükümlere uygun olarak kullanılmaması, çalışmanın herhangi bir nedenle sona ermesi veya yabancının kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasının sakıncalı olduğunun belirlenmesi hâllerinde iptal edileceğini hükme bağlamıştır. Keza aynı madde YUKK’nın ilgili maddelerine atıf yaparak, çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti belgesine sahip olan kişinin; ülkeye girişi yasaklanan, vize verilmeyecek veya sınır dışı edilecek yabancılardan olması durumunda da çalışma izni ve muafiyetinin ilga edileceğini belirtmektedir. Öte yandan, uluslararası koruma başvuru sahibi, şartlı mülteci ve geçici koruma sağlanan yabancılara tanınan çalışma izni muafiyeti, yukarıda yer verilen sebeplere ilave olarak, uluslararası koruma veya geçici koruma başvuru koşullarının kaybedilmesi veya YUKK uyarınca sağlanan koruma statüsünün son ermesi durumunda da geçerliliğini yitirecektir.

UİK m.15’in ikinci fıkrasının giriş kısmı bentler hâlinde sayılan sebeplerin hem çalışma izni hem de çalışma izni muafiyetleri bakımından uygulanabilir olduğu izlenimini vermektedir. Gerçekte ise iptal sebeplerinin tümü, çalışma izni muafiyetleri bakımından uygulanabilir değildir. Bu bağlamda yalnızca çalışma izinleri açısından gündeme gelebilecek e, ğ ve h bentlerinde sayılan sebeplerin çalışma izni muafiyetlerine tatbiki olanağı yoktur. Bu açıdan Kanun değişikliğinin gündeme gelmesi durumunda maddenin yeniden ele alınmasında fayda bulunmaktadır. Belirtilen bu duruma ayrıca çıkarılacak uygulama yönetmeliğinde de dikkatle yaklaşılmasında fayda görülmektedir.

Sonuç

UİK yabancıların Türkiye’de çalışma haklarını düzenleyen temel kanundur. Bu nedenle mülga YÇİHK’nın aksine çalışma izninden muaf tutulan yabancıların, UİK kapsamına alınması doğru yönde atılmış bir adımdır.
Böylelikle çalışma izninden muaf tutulsa dahi, ülkede çalışan yabancıların tek bir elden takibinin sağlanması, bunun devamı olarak da bu kurumun muhtemel kötüye kullanımlarının önlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma izninden muaf
tutulan yabancıların UİK kapsamına alınması aynı zamanda UİK ve YUKK’nın yeknesak bir şekilde uygulanmasına olanak sağlamıştır. Ne var ki; UİK’te çalışma izni muafiyeti kurumunun pek çok yönüyle çalışma iznine atıfla düzenlenmesi bazı durumlarda çalışma izninin mahiyetine uygun düşmemiş, bazı alanlarda boşlukların doğmasına, diğer bazı yerlerde ise kafa karışıklığına neden olan durumların ortaya çıkmasında neden olmuştur.

Olumsuz bu neticelerin giderilmesi bakımından gerek YUKK ve gerek UİK’te birtakım değişiklik ve düzeltmelerin yapılması gerekmektedir. İlave olarak, UİK’in yürürlüğe girmesinin üzerinden geçen dört buçuk yıla rağmen halen çıkarılmayan uygulama yönetmeliğinin bir an evvel çıkarılarak Kanunun uygulanması bakımından gerekli açıklığın sağlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kanun değişikliği veya yönetmelik çalışmalarında çalışma izni muafiyeti konusu ile ilgili olarak yapılması gerekenler konusundaki düşüncelerimiz aşağıdaki gibi sıralanabilir:

• Her şeyden evvel çalışma izni muafiyetinin bir tür çalışma izni olmadığının tespiti gerekir. Çalışma izni muafiyetinin izin olmaması, idarenin muafiyet belgesi başvurularını ancak kanunun aradığı şartlar bakımından kontrolünü gerektirir. Diğer bir anlatımla, çalışma iznine kıyasla çalışma izni muafiyet başvuruları konusunda idarenin takdir yetkisi daha sınırlı olmalıdır. Bu bağlamda çalışma izni muafiyet başvurularının değerlendirilmesi konusunda idarenin “uluslararası işgücü politikası”nın hangi bileşenleri kapsamında takdir yetkisini kullanabileceği, çıkarılacak yönetmelik ile açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu kapsamda örneğin çalışma izni muafiyeti başvuruları değerlendirilirken uluslararası işgücü politikasının “istihdam ve çalışma hayatına ilişkin gelişmeler, sektörel ve ekonomik dönemsel değişiklikler” bileşenine daha az ağırlık verilebilecekken, “uluslararası işgücü hareketliliği ve bölgesel gelişmeler” ve “Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı anlaşmalar ve uluslararası sözleşmeler” bileşenine daha fazla önem verilebilir.

• Çalışma izni muafiyeti kapsamında ülkemizde çalışabilecek yabancılar UİK’te bütüncül ve açık bir şekilde düzenlenmemiştir. Bu durum en azından UİK’in uygulanmasına yönelik olarak çıkarılacak yönetmelikte daha sistematik bir şekilde ele alınabilir.

• Çalışma izninin aksine, çalışma izni muafiyetinin reddi sebepleri UİK’te düzenlenmemiştir. Bahse konu hususun en azından çıkarılacak yönetmelikte ele alınması elzemdir.

• Çalışma izni muafiyetinin, vize muafiyetini kapsayıp kapsamadığı konusunda, YUKK’da yer alan düzenleme kafa karışıklığına meydan verebilecek niteliktedir. Oluşan tereddütlerin giderilmesi açısından YUKK’da yapılacak değişiklik ile çalışma izninden muaf tutulanların da vize muafiyeti kapsamında olduklarının belirtilmesi yerinde olacaktır.

• Çalışma izni muafiyetinin geçerliliği ve iptali sebeplerinin çalışma izni ile aynı madde de düzenlenmesi yerinde olmamıştır. Her bir kurumun kendine has özelliği esas alınarak düzenlemelerin ayrı maddeler hâlinde yapılması, ayrıca konunun çıkarılacak yönetmelikte açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Danışma Hattı!

Çalışma İzni Muafiyet Başvurusu ve Başvuruların Değerlendirilmesi

ile ilgili her türlü sorularınız ve hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Cep - WhatsApp - imo - Telegram | +90 553 598 8183 | +90 533 574 2550 | +90 532 067 7050 | +90 546 456 2469

Bilgilendirme!

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu nedenle işbu web sitesinde bulunan herhangi bir bilgi, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır.

Web sitesinin içinde yer alan tüm bilgi ve materyaller sadece bilgilendirme amaçlı olup, bunların tamamına veya bir kısmına dayanılarak yapılan işlemlere, eylemlere ve bunların sonuçlarına ilişkin hiçbir sorumluluk kabul edilmez. Söz konusu bilgilerin aktarılması ile hiçbir şekilde kullanıcılar ve web tarayıcıları ile Metropol arasında bir danışman-müşteri ilişkisi yaratılması amaçlanmamıştır ve bilgilerin bu kişilerce alınması hiçbir şekilde bu yönde bir ilişki oluşturmayacaktır. Okuyucular hiçbir şekilde, mevcut duruma ve özelliklerine ilişkin olarak uygun hukuki veya başka herhangi bir profesyonel görüş almadan, web sitesinde yer alan herhangi bir hususa dayanarak bir eylemde bulunmamalıdır. Ofisimiz, bu web sitesi aracılığıyla ulaşılan üçüncü kişilere ait içeriklerden hiçbir şekilde sorumlu değildir.

HİZMET TALEBİ

    Adınız/Firmanız

    Email

    Telefon

    Alan

    Konu

    Müsait Olduğunuz Vakit

    Talebiniz alındıktan sonra en kısa zamanda size dönüş yapılacaktır.

    Yoruma kapalı.

    Bu sitede size daha iyi bir deneyim sunabilmek adına, bu sayfayı ziyaretinizle ilgili bilgileri toplamak amaçlı çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımı politikamız için Çerez Politikası sayfamızı ziyaret ediniz... Tamam Gözat